13 Eylül 2007 Perşembe

Çikolata Diyeti

Kahvaltı: 1 tatlı kaşığı fındık ezmesi
1 dilim kepekli veya çavdar ekmeği
2 karper kadar tercih edilen peynir Domates, salatalık, yeşil biber

Öğle: 1 porsiyon tavuk şiş veya tavuk göğüs ızgara 1 su bardağı ayran Az yağlı salata


İkindi: 1 adet küçük çikolata bar veya 4-5 adet küçük top çikolata veya 1 kase çikolatalı puding


Akşam: 4-5 kaşık zeytinyağlı sebze yemeği 1 dilim kepekli veya çavdar ekmeği Az yağlı salata


Ara: 1 su bardağı çikolatalı süt 1 adet tercih edilen meyve

Besin Ayıklayarak Kilo Verme Diyeti

Besin maddelerini ‘ayrıştırarak’ diyet uygulama kavramını ortaya koyan kişi, belki çoğunuzun bildiği gibi Michel Montignac. Ağız tadından fedakarlık yapmadan ve yedikçe zayıflatan bu yöntemde, gıdalar sınıflandırılıyor. Enerji veren proteinler, glusitler ve yağlarla, enerjik olmayan vitamin, mineral, oligo elementler, lifler ve su aynı anda alınmıyor. Burada vereceğimiz diyet programına göre, iki haftada en az 7-8 kilo verebilirsiniz.


1. Gün

Sabah Bir dilim karpuz ve bir dilim light ekmek
Öğlen 200 gram light yoğurt ve salata (istenilen miktarda)
Akşam Patates salatası; 150 gram patates, domates, biber, marul, soğan ve kimyonla hazırlanabilir.
Gece Cacık; 200 gram light yoğurt ve bir adet salatalıkla yapılmış.


2. Gün

Sabah Çay veya ıhlamur, mantarlı omlet; iki yumurta akı ve bir yumurta sarısı ile yağsız teflon tavada
Öğlen 250 gram karpuz ve bir dilim light ekmek
Akşam 200 gram biftek, balık veya tavuk göğüs ile salata
Gece İki adet salatalık


3. Gün

Sabah 250 gram karpuz ve bir dilim light ekmek
Öğlen Salata ve peynirli omlet; 30 gram beyaz peynir, iki yumurta akı ve bir yumurta sarısıyla yapılmış
Akşam Salata, light ekmek, zeytinyağlı fasulye; bir çorba kaşığı sıvı yağ kullanılarak hazırlanmış
Gece Cacık; 200 gram light yoğurt ve bir adet salatalıkla yapılmış


4. Gün

Sabah Çay veya ıhlamur, 60 gram beyazpeynir, domates, salatalık ve biber
Öğlen Çılbır; iki yumurta akı ve bir yumurta sarısı ile 200 gram light yoğurtla hazırlanabilir.
Akşam Salata ve 200 gram tavuk göğüs veya biftek sote (biber ve soğan eklenebilir)


5. Gün

Sabah Çay veya ıhlamur, istendiği kadar közlenmiş biber, salatalık ve bir dilim kızarmış beyaz ekmek
Öğlen 200 gram balık, tavuk göğüs veya biftekle salata
Akşam Salata, fırında veya güveçte yağsız türlü sebze; mantar, patlıcan, kabak, taze fasulye, domates, biber ve soğan kullanılabilir.
Gece 250 gr. karpuz


6. Gün

Sabah Çay veya ıhlamur, 60 gram iki kibrit kutusu ölçüsünde beyazpeynir, domates, salatalık ve biber
Öğlen 250 gram karpuz ve bir dilim light ekmek
Akşam Közlenmiş patlıcanla istenildiği kadar salata ve bir dilim light ekmek
Gece Cacık; 200 gram yoğurt ve bir adet salatalıkla yapılmış


7. Gün

Sabah Çay veya ıhlamur, iki adet haşlanmış yumurta
Öğlen Mantar sote, salata ve bir dilim light ekmek
Akşam 250 gram karpuzla bir dilim light ekmek
Gece Cacık; 200 gram light yoğurt ve bir adet salatalıkla yapılmış

Akıl Sağlığı Dakika Diyeti

Akıl sağlığı diyeti !
Hem akıl hem de beden sağlığını koruyan ve fazla kilo aldırmayan beslenmede Somon başrolde… Kilo almadan ruhsal ve bedensel sağlığımızı koruyabilmek için, kalori ve saf nişastalı besinler açısından kontrollü, ama besin kalitesi yüksek bir beslenme tarzı uygulamak mümkün.

Bilim adamlarına göre akıl ve ruh sağlığının merkezi olan beyin, en ufak değişim ve eksiklikten anında etkileniyor. Besin ve mineral değeri düşük, aşırı mayalanmış hamurdan yapılan ekmek, sinir sistemini bozuyor. Buna karşın balık gibi fosforlu gıdalar beyni ışıldatıyor.

Omega-3 yağ asitleri, özellikle beyin, retina ve kalpte yüksek oranlarda bulunuyor. Beynin birçok fonksiyonunda önem taşıyor.

Amerika'da yapılan son araştırmalarda; Omega3, psikiyatrik rejimlerde kullanılmış ve stresse karşı dirençli hale gelen bünyenin ileride oluşabilecek depresyon, intihar eğilimi ve manik depressif dahil bir çok psikolojik rahatsızlığı önlediği belirlenmiş.

Amerikan Kalp Birliği ve Sağlık Enstitüsü, bu yeni araştırmaların sonuçları doğrultusunda, her yetişkinin haftada en az iki kez balık yemesini tavsiye ediyor. Üstelik tavsiye edilen balıklar başta Somon olmak üzere, tümü oldukça yağlı diye bilinen türden. Normal insan için Omega3' ün, günde 1,2 gram alınması yeterli iken, melankolik yada hafif depresyondakilerin ise 4-5 gr mutlaka tüketmesi gerekiyor.

Omega-3’ü almanın en leziz şekli, özellikle somon gibi soğuk denizlerde yetişen yağlı balıklarla zenginleştirilen menüler.

Ancak, her balıkta omega-3 yağ asidi yok, ya da miktarı çok az. Derin ve soğuk denizlerde yaşayan balıklarda daha yüksek. Somon, uskumru, gibi balıklar omega-3 açısından daha zengin. Kültür balıklarında omega-3 seviyesi çok düşük. Bu balıklar mısır gibi besinlerle yetiştirildiklerinden yeterli omega-3 yapamıyor.

Akıl Sağlığı Diyeti

Beslenme uzmanlarına göre; beden sağlığı kadar akıl sağlığını da korumak isteyenler, sabah taze peynir, yumurta, taze meyve suyu veya yulaf ezmesi gibi tahıllar içeren dengeli bir kahvaltı ile güne başlayabilir. Ana öğünlerde balık, yoğurt, bol sebze ve meyve, tam buğday unundan ekmek, bulgur gibi besinler, hem beyin işlevleri için gerekli maddelerini verir, hem de şişmanlık ve kalp damar hastalıklarından korur. Yemek aralarında meyve veya bir miktar fındık, badem gibi yiyecekleri tüketmekte yerinde bir alışkanlıktır. Akşam yemeklerinde ise özellikle “omega 3” yağ asitleri açısından zengin, somon gibi yağlı bir balık yanında, yoğurt, salata ve meyve, tercih edilmelidir.

SOMONUN ÖYKÜSÜ: Yüksek dağlarda kaynayan ırmakların yataklarına bırakılan yumurtalar burada döllendikten sonra, ortak çıkan yavrular gelişene kadar bu soğuk sularda yaşarlar. Daha sonra aşağılara inip denize açılan Somon Balıkları iyice olgunlaştıktan sonra koku duyularını kullanarak doğdukları yere yani ırmak yataklarına doğru bir dönüş yolculuğu yaparlar ve neredeyse zıplayarak suyun akışının tersine, yukarıya doğru çıkarlar. Kendi yaşamlarının başladığı yere yeni yaşamlar verecek yumurtaları bıraktıktan sonra Somon’un yaşam misyonu biter ama yaşam döngüsü devam eder.

Eskimolar yağı ve kolesterolü bol miktarda tüketmekte ancak kalp problemleri yaşamamaktadırlar. Yanıt balıktaki Omega-3’lerdir. Eskimoların kan örneklerini inceleyen araştırmacılar, batılı insan kanında çok düşük seviyede rastlanan bazı maddelerin, eskimoların kanında çok yüksek oranlarda bulunduğunu saptadı. Bu maddeler, Poliınsatureol (çok doymamış) yağların uzun zinciri Omega-3 grubundan olan EPA ve DHA idi. Daha ileri ki çalışmalar her iki maddenin de özellikle Somon ve Ringa gibi yağlı balıklarda bulunduğunu kanıtladı. Araştırmalar ölümlerin %30 oranında azaldığını göstermektedir. Örneğin Japonlar da çok Somon yiyor ve kalp hastalığına az yakalanıyorlar ve daha uzun yaşıyorlar.

TÜRKİYE’DE SOMON

Sağlık açısından vazgeçilmez bir gıda olan somon balığını, ülkemizde son iki yıldır bulmak kolaylaştı. Somon balığını taze ve bütün olarak, dilim olarak, fileto ve fümelenmiş olarak marketlerde veya balıkçılarda bulabilmek mümkün. Bütün olarak satılan somon balıkları 4-5 kg. civarında oluyor.

Somon balığının ülkemizde üretimi yok. Soğuk denizleri seven bu balık için Türkiye’nin denizlerinin ısısı uygun değil. Somon balığı taze olarak Norveç firması Hallvard Leröy’den ithal ediliyor. Dünyaca ünlü ve güvenilir bir firma olduğu bilinen Leröy’ün Türkiye’deki ortağı Alarko.

Alarko Leröy (www.alarko-leroy.com.tr) ortaklığında Norveç somonu tüketici ile buluşuyor. Tanşas, Migros, ChampionSa, CarrefourSa, Gima, Kipa, Makro, Metro, Real, IKEA gibi mağaza, yerel marketler ve şarküterilerde ambalajlı ürünler ve taze somon mevcut. Tüm ürünler toptan tüketim için bütün fileto görüntüsü bozulmadan kiloluk ambalajlarda, tüketiciler içinse daha az gramajlı vakumlu ambalajlar şeklinde satışa sunuluyor. Bütün somon balığı, fileto ve steak (biftek) olarak balıkçılarda da satılıyor.

Ayrıca Alarko-Leröy, İzmit’deki Fabrikası’nda modern ve hijyenik kurallara uygun teknolojilerle, Somon Füme, Somon Pastırma, Somon Loin, Somon Sıcak Füme, Somon Lakerda, Somon Marine, Somon Fileto, Somon Steak gibi ürünleri üretiyor.

Norveç’ten taze olarak ithal edilen balığın taze raf ömrünü uzatmak için üretici firmanın uyguladığı ‘doğal’ koruyucu işleme yöntemleri var ve bunlar hiçbir suni katkı içermiyor.

Balıklar Norveç’ten 0-4C soğutuculu TIR’lara yüklenerek İstanbul’a geliyorlar ve marketlere dağıtılıyor. Alarko Leröy, taze somon balıklarının raf ömrünün 21 gün olduğunu söylüyor, ama genelde marketlerde balıklar üç günde tükenmiş oluyor.